Mükemmel Bir İlişki İçin Bilimsel Sırlar

Aşk denildiği zaman kendinizi bir iki adım geri çekiyorsanız ve bunu tecrübelerinize dayanarak yaptığınızı söylüyorsanız bilmeniz gereken belli gerçekler var. Hangimiz mükemmeliz şöyle bir etrafınıza baksanıza? Ya da mükemmel olduklarını iddia edenler ne kadar inanıyorlar bu söylediklerine?  Dostluk ilişkileriyle, duygusal ilişkiler birbirinden çok farklıdır. Dolayısıyla arkadaşlarınızla gayet başarılı bir muhabbetiniz olabilir fakat duygusal ilişkilerinizde bu muhabbeti bu kadar başarılı sürdüremeyebilirsiniz.. Mükemmelliyetçiliğiniz bunu başarısızlık olarak algılayacak ve daima kendinizi ezmeniz için sizi gaza getirecek. Sakın ola kanmayın bu yalanlara! Her şeyle yetinmeyi bilmek gerekir. Bu tatmin olma durumu sahip olduğumuz özellikleri benimsemekte de geçerli.. Kendinizle mutlu olmayı bilin. Bırakın etrafınızdakiler ne düşünüyorlarsa düşünsünler. Sizi eleştiren kişiler emin olun sahip olduğunuz mutluluğu elde edemeyenler.. Mantıklı bir kaç görüş ileri sürdüğünüz zaman emin olun kimse sizi deli zannetmeyecek. Öyle zannetseler kaç yazar ki! Siz aynaya baktığınızda nasıl birini görüyorsanız “o”sunuz.. Aynadaki kişiyi ( eyvahlar olsun elâlem ne der? ) diye düşünerekten kısıtlarsanız kısıtlamalarınız kadar pişmanlıklarınız olacaktır. Bunu göze aldıktan sonra istediğiniz her şeyi yapmakta serbestsiniz.
Haydi bugün kendinizi ödüllendirin ve rahat olabileceğiniz şekilde arkanıza yaslanın. Mükemmele yakın bir iletişim için yapmanız gereken bilimsel gerçeklere değinelim..

Mükemmele Yakın Bir İlişkiye Ne Dersiniz?

 

1-) Kıyaslama Yapmayın

mukemmel-bir-iliski-icin-bilimsel-sirlar-1

Başkalarının yaşantısını kendi yaşantınızla kıyaslamayın. Herkes birbirinin yolundan gitseydi yeni yöntemler nasıl ortaya çıkardı bir düşünsenize.. Kendi yolunuzu çizmeyi bilin ve o yoldan bir an olsun sapmayın.

2-) Peri Masalı Gibi Bir Hayat Beklemeyin

mukemmel-bir-iliski-icin-bilimsel-sirlar-10

Küçükken okuduğumuz masallar bilinçaltımıza gerçekmişçesine işleyince hayattan beklentilerimiz daha da artar. Hayat bize masallardaki gibi bir fırsat sunmayınca da ” ben mutsuzum, ben şanssızım” moduna gireriz. Aslında ne siz mutsuzsunuz ne de bir başkası sadece yaşadığımız dünya masallardakinden çok daha farklı.

3-) Ortak İlgi Alanı Bulmak

Young man piggybacking his pretty girlfriend

Her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkılmadınız mı yahu! Sanki ” çok boş yaşadığımı düşünüyorum, farklı bir şeyler yapmayı düşünüyorum ” diyen siz değildiniz ne çabuk kaptırdınız kendinizi zaman kavramına.. Şöyle bir güzelce silkelenin ve partnerinizle ( bu gerek sevgiliniz gerek en yakın dostunuz olur farketmez. Sonuçta her şey mutluluk için ) ortak ilgi alanlarınıza yoğunlaşın. Ortaya çıkan aktiviteleri de ” aman bugün yapmasak mı? Bir güncük iptal mi etsek? ” diye mızmızlanmadan uygulamaya koyulun. Mutluluğu avuçlarınızın içinde hissedeceksiniz ama önce bir uygulayın.

4-) Aklınızdan Geçeni Anlamasını Beklemeyin

mukemmel-bir-iliski-icin-bilimsel-sirlar-7

Unutmayın, herkes sizin gibi olmayabilir. Siz insanların değişen duygu durumlarını hemen anlayabiliyor olabilirsiniz ama herkesin bunu yapmasını bekleyemezsiniz. Derdinizi anlatacak birini arıyorsanız karşı tarafın ” ne oldu sana yahu ” diye söze başlamasından öte ” sana anlatmak istediklerim var ” deyip sözü siz alın. Böylelikle insanlardan beklentileriniz olmaz ve içinizde daha da biriktirmeden sıkıntınızı dışarı aktarmış olursunuz.

5-) Aceleye Gerek Yok

man and woman faces vector profiles

Duygusal ilişkilerinizde dörtnala koşmanıza hiç mi hiç gerek yok. Eninde sonunda aradığınızı bulacaksınız. İstikrarınızı korumaya özen gösterin. Sonunda aşk birinci gelene ödülü olan bir oyun değil..

6-) Mizaha Ağırlık Vermek

mukemmel-bir-iliski-icin-bilimsel-sirlar-4

İlişkilerde mizah olmazsa olmaz bir özellik.. Üzüntülü anlarınızda ya da sevdiğiniz kişilerin üzüntülü dönemlerinde onların yüzündeki karamsarlığı atacak kadar mizah anlayışına sahip olmalısınız. Gün içerisinde kendinizle eğlenmeyi bilmeli, tek başınızayken bile kendinize gülebilmelisiniz.

7-) Açık Olmak Şart

mukemmel-bir-iliski-icin-bilimsel-sirlar-6

Partnerinizle yaşadığınız soruna ” bir daha yaparsa konuşurum ” gözüyle bakmayın. Çünkü insanların da doluluk açısından poşetten hiçbir farkı yok. Ne kadar içinizde bir şeyleri biriktirirseniz geri dönüşü de o kadar yüklü olacaktır.

8 -) Mutluluğu Önce Kendinizde Arayın

mukemmel-bir-iliski-icin-bilimsel-sirlar-11

Mutluluktan uzak olduğunu düşünen bireyler ” zaten sevgilim yok, keyfimin yerine gelmesi için beni sahiplenebilecek birini bulmalıyım ” şeklinde düşünebiliyorlar. Ama hiçte öyle değil.. Asıl mutluluk tek başınızayken yaşadığınız güzelliklerin toplamıdır. Orijinal mutluluk budur. Örneğin; siz tabak olun mutluluk çorba olsun.. Siz çorbayla mutlu olun. Sevgilinizde çorbaya lezzet verecek olan limon, tuz olsun.. “Bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne, o olmazsa yaşayamam! demeyeceksin” demiş Can Yücel.. Çünkü içinizde size sadık kocaman bir siz daha yetişiyor, unutmayın.

9-) Onu Önemseyin

mukemmel-bir-iliski-icin-bilimsel-sirlar-5

Birebir aynı şeylerden hoşnut olduğunuz birisini bulmanız imkânsız bunu biliyorsunuz değil mi? Siz de yakınlarınıza sizden farklı düşündüğü halde düşüncelerine saygı duyduğunuzu ve bunun da ona ne kadar değer verdiğinizi göstermesine izin verin.

10-) Mükemmeli Aramaktan Vazgeçin

mukemmel-bir-iliski-icin-bilimsel-sirlar-9

İlişkilerde yaşanan en büyük yıkımlar mükemmeli aramaktan kaynaklanıyor.Bir ilişki mükemmel olamaz, ancak mükemmele yakın olabilir. Sevdiniz mi hatalarıyla güneşiyle ayı ile yeşiliyle çamuruyla seveceksiniz birisini .. Ve hayat fısıldayacak kulağınıza ” yapman gereken de buydu ” diye..

Her Gün Aynı Saatte Arayan Baba İlgisi

Baba yüreğinin özünde ne kadar yumuşak olduğunu biliriz. Hele kız babalarının sundukları sevgi duygusal anlamda çok daha yoğun ve dokunaklıdır. Merağın alışkanlığa dönüştüğü baba disiplininde belli bir süre sonra çocukların sıkıldığı gözlenir. Gün içerisinde aynı saatlerde telefonunuzu arayan babanızın nasıl bu kadar dakik olduğunu sorduğunuzda “ baba olmak böyle bir şey” cevabını alacağınız muhtemeldir.

Babaların Yoğun İlgisi

hergun-ayni-saatte-arayan-baba-ilgisi-1

Size ufak bir dost tavsiyesi, her ne durumda olursanız olun babanızın telefonlarına cevap vermeye bakın. Çünkü siz telefonunuzu birkaç saniye farkla açtığınızda babanız aklınızın alamayacağı senaryolar kuruyor ve kendini de bu senaryolara inandırarak endişeleniyor. Sonra babanıza “ telefonum sessizdeydi, duymamışım” ya da “ tam açacaktım ki kapandı.” Vb. bahanelerle geri dönüş yaparsanız telefonunuzu kulağınızdan uzaklaştırmanız gerekebilir. Çünkü sıkı bir azar sizi bekliyor, bizden söylemesi.

hergun-ayni-saatte-arayan-baba-ilgisi-3

Aradaki bu rabıtanın “ baba olunca sende anlarsın” cümlesine bağlanması en klasik sonlardan. Bu duyguyu ve dakikliği gerçekten çok merak ediyoruz. Maneviyatın güzelliği de buradan geliyor zaten. Yaşamadan anlayamıyorsunuz.

hergun-ayni-saatte-arayan-baba-ilgisi-5

Telefonunuzun 7\24 açık olması babanızın sizden tek dileği. Ulaşım aracı olarak metroları kullanmayın çünkü telefonunuzun çekmemesi babanızın panik atağının depreşme sebebi olabilir ki zaten siz de babanıza hiç kıyamazsınız.

hergun-ayni-saatte-arayan-baba-ilgisi-4
Babanızın size ulaşamadığı anlarda neden bu kadar hiddetlendiğine akıl sır erdiremiyorsunuz değil mi? Hatta tedirginliğiniz artıyor, babanız aradığında “ acaba aradı da duymadım şimdi fırça atmak için mi arıyor” diye düşünebilirsiniz. Ama birileri tarafından düşünülmek gerçekten güzel. Sizi düşünen birileri varken onların kıymetini bilin. Birinin yaptığı fedakarlığı o kişi fedakarlığını yapmayı bıraktığında daha iyi anlarsınız. Dolayısıyla babanızın ilgisi hala üzerinizdeyken bu ilgiyi yitirmeden onun keyfini çıkarın. Güven dağınıza kar yağdırmayacak tek kişinin de babanız olduğunu unutmayın..

Anne Babanın Aşk Mektuplarını Bulmak

Anne-babalar büyüyen çocuklarının duygusal ilişkilerde yıpranmasından korkmaları çok doğal. Ancak çocukta önyargı oluşturacak tembihlerde bulunmaları da çok yanlış. Meselâ “ aman hee bak erkek arkadaşın olmasın ” ya da “ erkekten arkadaş mı olurmuş, kız kısmı öyle arkadaşlıklar kurmaz” diyerek kızlarının erkeklere olan güvenini sarsmış oluyorlar. Ya da tam tersi çocukta “ yasaklar çiğnenmek içindir” düşüncesini uyandırarak beklemedikleri bir tepki alabilirler. Görücü usulüyle evlenen anne-babaları anlarız da severek evlenen anne babalar nasıl olur da aşk konusunda çocuklarını kısıtlamaya kalkarlar aklım almıyor. 🙂  Sözü fazla uzatmadan “bana belli etmeden ne yaparsan yap.” demeleri bile daha sağlıklı değil mi? Ya da yaptıkları baskılar “ ben ettim sen etme, çok pişmanım keşke zamanında böyle bir hata yapmasaydım” demek mi oluyor?

Eyvah Mektuplar!

anne-babanin-ask-mektuplarini-bulmak-3

Çocuğunuza bir sürü nasihatta bulunursunuz “ aman haa sakın ola aşk meşk işlerine gireyim deme” diye.. Ama gün olur devran döner, sıkı yönetim uyguladığınız çocuğunuz eşinizle aşk mektuplarınızı bulur eee o zaman ne diyeceksiniz. Hemen biz söyleyelim. “ Kem Küm”.. Sonra adama demezler mi “ Eee bana diyordun anne\baba bak zamanında sizin de benzer muhabbetleriniz olmuş” diye. O zaman da “ ama biz edindiğimiz tecrübelerden yola çıkarak senin bunu yapmamanı istiyoruz” derseniz başarılı olamazsınız. Çünkü çocuğunuz  “ başarılı kıvıramadınız ” mavi ekran hatası verir. 🙂

anne-babanin-ask-mektuplarini-bulmak-2

Aşk ve aşık olma konularında çocuğunuzu ne kadar kısıtlarsanız kısıtlayın yine kendi bildiğini okuyacak ve aşka düşecektir. Çünkü aşk mıknatısına yakalanmayan nadir insanlar ya psikolojik sorunlar yaşıyordur ya da yaşama sevincini tamamen yitirmiştir. Dolayısıyla aşkı bir tuzak olarak görmeyin ve çocuklarınıza da böyle göstermeyin. Mutluluğu arayan evladınız kendisini tamamen bir çözümsüzlükte bulabilir. Bu kararsızlığı yaşayan çocukta içine kapanır. Siz de iyiliğini düşündüğünüz kızınız ya da oğlunuza aslında en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Kararlarınızı önyargısız almanız dileğiyle..
Sevgiler..

Kız İstemede Babanın Rolü

Evliliğin ilk kuralı nedir? Birbirini seven iki genç bulmak değil mi? Gençler anlaşır, erkek pahalı bir yüzükle evlenme teklifi eder ve kızımız da büyük bir mutlulukla bu teklifi kabul eder. Bu süreden sonra da evlilik süreci başlar. Tabi gençler kadar ailelerin de anlaşması büyük önem teşkil eder. Neticede ailelerde bir bakıma evlenmiş sayılıyor.

kiz-istemede-babanin-rolu-1

Gençler arasında tüm sorunlar çözüldükten sonra iş artık kız istemeye gelir. Kız isteme, bizim adetlerimizin olmazsa olmazıdır. Kaçırılma olmadığı sürece kız istemeden bir kızı alamazsınız. Erkek tarafının büyükleri kız evine giderler ve Allah’ın emriyle kızı isterler. Verip vermemek de kızın babasına kalmış tabi ki. Kız istemenin heyecanı erkek için de kız için de o kadar fazladır ki kanları kaynar, yerlerinde duramazlar.

kiz-istemede-babanin-rolu-2

Baba O Kızı Alır!

Erkek tarafı hazırlıklarını tamamlar, tüm aile kız evine gider. Gitmeden önce de kimin kızı isteyeceği konusunda tartışırlar. Doğal olan babanın istemesidir tabi. Ancak dayı ya da amca gibi bir aile büyüğü de varsa bu görev ona düşebilir. Kim ne yaparsa yapsın baba bu kutsal görevi asla başkasına bırakmak istemez. Neticede kendi oğlu evlendiği için yıllardır bu günü beklemiş olabilir. Öncelikle tüm aile kız evine gider ve oturulur. Kahveler içildikten sonra da o meşhur cümle gelir; “Efendim, sebeb-i ziyaretimiz malum. Gençler kendi aralarında anlaşmış, bize de kızınızı istemek düşer. Allah’ın emri, peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza istiyoruz..” Ne kadar da güzel bir cümle değil mi? Bu cümleyi al, duvara as ve her gün oku. Her şey bu cümleyle de bitmiyor. Burada babanın kararlılığı ve telaffuzu da çok önemli. Kız evine gitmeden önce kendi içinde defalarca prova yapar. “O kızı almadan dönmek yok” diye de kararlılığını gösterir. Şu kesinlikle unutulmamalı ki eğer o kızı almaya kararlı bir baba varsa, 1-0 öndesiniz demektir. Malum, kız evi naz evi ve size tahminde olmayan naz yapabilirler. Yok şunu isteriz, yok bu böyle olsun gibi türlü nazlardan baba asla yılmamalı ve bunlarla mücadele edebilmeli. Gerekirse kabul etmeli, gerekirse de kız tarafını ikna etmeli.

kiz-istemede-babanin-rolu-3

Eğer ki baba kendine güvenmezse iş biraz zora girebilir. Herhangi bir aksilik durumunda panikleyebilir ve evlilik işini de riske atabilir. Zaten aile içinde gerek kendi oğlunun, gerekse kuzenlerinin kız istemesine sıklıkla katılan bir baba varsa bu artık daha çok tecrübeli hale gelmiştir ve tereyağından kıl çeker gibi işi halledebilir. Bu konularda daha acemi babaların da kesinlikle tecrübeli birisinden tavsiye alması gerecektir.

kiz-istemede-babanin-rolu-4

Bu yazıyı okuyan damat adayları ve kız istemeye gidecek baba adayları; kararlı olun ve o kızı gelininiz olarak alacağınızdan emin olun. Bunu da karşı tarafa hissettirdiğinizde zaten gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

Babalar Gününü Unutmanın Utancı

Babalar gün, babalara olan sevginin hediye yoluyla gösterildiği çok özel bir gündür. Dünyanın genelinde Haziran ayının üçüncü Pazar günü kutlandığını hepimiz biliyoruz. Sevgililer günü ya da anneler günü gibi çok yaygın olmasa da bu günde bizler için epey bir önem teşkil eder.

babalar-gununu-unutmanin-utancı-1

Haziran ayına girdiğimiz an hepimizi de babalar günü telaşı sarar. Babaların nelerden hoşlandığı ya da neleri sevdiği doğrultusunda da ona uygun hediyeler bakılır. Babalar, bu günde bizlerden hediye beklemediğini ve bu tip günleri saçma bulduğunu her seferinde gözümüze soka soka belirtse de asla vazgeçmeyiz ve ona hak ettiği mutluluğu yaşatmak için elimizden geleni yaparız. Babalara göre özel günler, kapitalizmin bir oyunu ve asla kutlanmamalı. Tam bir hediye tuzağı olduğunu düşünürler. Ancak pek de öyle değildir. Yılın her gününden ziyade o günün bambaşka bir güzelliği vardır.

babalar-gununu-unutmanin-utancı-2

Şimdi bir düşünün.. Çevredeki herkes babasına en güzel hediyeyi verirken sizin babanız da hediyesiz mi kalsın? Hatırlanmak istemesin mi? Bunu hiç hak etmiyor mu? Tüm bunlar olurken babanız da elbette bir hediye bekler. Hediye olmasa bile hatırlanmak ister, el öpülmesini ister. Belki kendisi bu zamana kadar hiç babalar günü kutlamamış olabilir ama siz onun babalar gününü kutlamak istersiniz.

babalar-gununu-unutmanin-utancı-3

Bu kadar önemli bir günü çocukları asla unutmaz. Peki ya unutursa? İşte orada duracaksın! Babalar günü gibi bir gün nasıl olur da unutulur? Sevgililer gününü unutmuyorsun ama değil mi? Sevgilinin doğum gününü de unutmuyorsun! Hele bir unut bakalım neler oluyor? Ama baba öyle değil tabi, unutsan da baban asla sana kötü bir laf etmez, her zaman arkanda durmaya devam eder. Tek bir kötü laf da söylemez. Nasıl olsa babam da böyle bir şey beklemiyor diye onu bu özel günde hediyesiz bırak, elini de öpme! Öyle bir dünya yok arkadaşım! Babalar günün unutmak utançların en büyüklerinden biridir. O adam yeri geldi senin yüzünden uykusuz kaldı, yeri geldi altını temizledi, cebine harçlığını koydu, seni maça götürdü. Sen de onun babalar günün kutlamıyorsun. Kutlamayı geçtim, babalar gününden haberin bile olmuyor! Rezilliği bakar mısınız? Verilmeyen değersizliğe bakar mısınız? Sevgilinin ağzının içine girerek onun korkusundan hediyeleri diz, babayı es geç, takma bile. Sonra neden bu haldeyim, neden hayat çok zor gibi nankör nankör konuş dur! Sen bunu hak ediyorsun zibidi! Baban böyle bir günü sevmiyor olabilir, onun zamanında babalar günü o kadar yaygın olmayabilir. Artık zaman değişti arkadaşım, çağa ayak uyduracaksın. Hediye almaya gücün yoksa bile en azından elini öpecek, ona olan sevgini ve saygını belirteceksin. Ama yok, boş konuşuyorum ben burada değil mi? Bir kulağından girdi, ötekinden çıktı. Yapmayın, etmeyin böyle şeyler. Babanıza gereken değeri verin ve sonradan “aa babalar gününü unuttum ben” diye utanç duymayın. Bu utancı duyduğun an bir daha bir sene beklemen gerekecek biliyorsun değil mi? Baban da içten içe üzülmesiyle kalır vallahi.

babalar-gununu-unutmanin-utancı-4

Hatırlatma fayda olacağını düşünüyorum, 18 Haziran Pazar günü babalar günü. Şimdiden bu güne hazırlık yapmaya başlarsanız iyi edersiniz. Babalar günü geçtikten sonra hatırlasan ne olur hatırlamasan ne olur? Baban da anca başka babaların çocukları tarafından aldığı hediyeler bakar durur.

babalar-gununu-unutmanin-utancı-5

Babaya Süs Eşyası Hediye Etmek

Babaların genel anlamda özel günlerle ilgili fikri “ amaaaan ne gerek var yahu böyle şeylere. ” ya da ” ben sana hediye almazsam seni sevmiyorum anlamına mı geliyor, peeh ne saçma” tarzında olduğu için sunacağınız hediyelerin nasıl seçenekler olacağı konusunda epey kararsız kalırsınız. Babalar gününde hediye alma alışkanlığını küçüklükten kazanırız ve hediye kategorisine giren “ babaya gider mi gitmez mi? ” durumunu düşünmeden yüreğimizden transit geçtiği gibi verirdik aldığımız armağanı. Bunun en komik olanı da babamıza süs eşyası almamızdı. Süs eşyası almayanınız var mı bilmiyorum ama nostalji yaptığımız zaman flu olan o günlerin gerçekte ne kadar renkli olduğunu daha net görür olduk. Şimdiki halimizle ( kastım büyümüş halimiz ) babamıza süs eşyası hediye etsek güler geçer hatta gülüp geçmekle kalmayıp ” ala ala bunu mu aldın (!) ” diye bir güzel de azar yeriz. 🙂 Ondan güzeldir çocukluk zaten. Saflığınız sevdiklerinize huzur verir. Yüreklerindeki uçsuz bucaksız tertemiz gökyüzünü daha net görmelerine sebep olursunuz aslında.

Babalar Günü Hediyesi: Süs Eşyası

babaya-sus-esyasi-hediye-etmek-1

Her şey zamanında güzel diyorlar ya ne kadar doğru bir söz.. Yaptığınız çocukluklar, hatalar, yaşadığınız tecrübeler geçmişte yollarınıza serdiğiniz dikenli güller gibi.. Zaman daha da ilerledikçe dikeninden çok gülünü hatırladığınız bir hayat tecrübesi. Yaş ilerledikçe hayata dair çok daha fazla şey düşünürken buluruz kendimizi.. Pürneşe halimizden zamanla eser kalmaz ya da sebepsiz yere gülerken buluruz benliğimizi.. Çünkü yanımızda olan, varlıklarına duacı olduğumuz kişilerin verdiği güven daha emin adımlar atmamıza sebep oluyor. Bu kişiler en başında anne ve babamız elbet. Konu maneviyat olunca bu denizde akıntıya kapıldık ve nereden nereye sürüklendik. Nostalji böyle bir şey dostlar, bir yerden başladığınız zaman kaybolmayı göze alacaksınız. Hediyeden söz ederken deryanın farklı bir köşesinden boy gösterdik.

babaya-sus-esyasi-hediye-etmek-2

Babamıza küçükken süs eşyası hediye ettiğimiz zaman sürprizimizi beğendiğine bizi inandırarak ” hayatımda aldığım en güzel hediye bu, teşekkür ederim ” der yüzümüzdeki unutulmaz mutluluğu arşivine dahil ederdi. Ondan içimizde sarmaşık misali büyüyen bir baba sevgisi var. Gözlerine baktığımızda babamızın,  uçurumun eşiğinde elimizden tutan biri gibi kahraman belleriz onu. Ve ondan türküler yüreklere babalar için seslendiği zaman, elmacık kemiklerimiz soslanır gözyaşlarımızla.. Şimdiden tüm babaların babalar gününü kutlar, ellerinden öperiz..

babaya-sus-esyasi-hediye-etmek-4

Hamiş: Sevdiklerinize zaman ayırın, yoksa zaman sizi sevdiklerinizden ayırır..

Sevgiler..

Bir Babanın Kızı İle İlişkisi

Baba adaylarına genelde sorarlar ya “ kız çocuğun mu yoksa erkek çocuğun mu olsun istersin? ” diye. Bu soruyla beklemediği bir anda karşı karşıya kalan baba adayı ne diyeceğini bilemez ve ” sağlığı yerinde olsun yeter ” der. O andan itibaren başlar babalık duygusu depreşmeye zaten. Kimi baba kızını fazlaca kıskanırken kimisi de kızını çevreden korumak isteyerek üzmemeye çalışır. Kız çocuğuna “ sen kızsın, o öyle olmaz ” tarzı katı kurallar konulduğu zaman bu,  çocuğun yapmaması gereken durumda daha aktif olmasına neden olabiliyor. Kızını korumak isteyen babanın istemdışı olarak negatiflik saçması daha sonra tekrardan kendisinin üzülmesine sebep oluyor. Pişmanlığını sevgi sözcükleriyle gidermeye çalışan baba kızında oluşan nefretin farkına daha sonra varıyor.

Baba ve Kız İletişimi

bir-babanin-kiziyla-iliskisi-2

Babalar disiplini kız çocuklarında biraz ağır uyguluyorlar. İpi baştan sıkı tutma politikasını uygulayan babalar ne kadar katı görünseler de sevgi dolu sıcacık bir yüreğe sahipler.. Koruma içgüdüsüyle ön plana çıkan baba her daim kızını altın kafeslerde büyütmek ister.

bir-babanin-kiziyla-iliskisi-1

Kişiden kişiye değişen baba-kız iletişimini genellemek gerekirse daha çok kızının yanı başından ayrılmasını istemeyen baba modelini örnek verebiliriz. Genelden özele gidildiğindeyse kızının kıyafetine, makyajına karışan baba modeli geliyor. Ama en rahat babanın bile özünde kıskançlık olduğu tartışılmaz bir konu.. Hangi baba modeli daha idealdir diye sorarsanız bunun yanıtını alamazsınız. Çünkü disiplin söz konusu olduğu zaman bunu dikkate aldığı gibi önemsemeyen çocuklarda olacak.. Böylelikle baba farklı yöntemler denemek durumunda kalacak.

bir-babanin-kiziyla-iliskisi-4

Kızların tercümanı olaraktan babalardan disipline karşı olmadığımızı fakat olmayacak şeyleri hayal dünyalarında fazla büyütmemelerini önemle rica ediyoruz. 🙂  Çünkü sınır konuldukça acaba o sınırın ardında ne var diye sebepsiz bir merağa kapılabiliyoruz.  İşin esprisi bir yana gerçekten de ” yasaklar çiğnenmek içindir ” mantığının hakim olduğu bir ülkede kural koymak gerçekten de enteresan. Babalara da çok yüklenmemek gerek elbet.. Çocuklar da babalarının disiplin uygulamak durumunda kalacağı tiplerden olmasınlar o zaman öyle değil mi ama! ? Her iki tarafında gönlünü yaptığımızı düşünmenin rahatlığıyla yazımıza son veriyoruz. Çifte standart mutluluğun olduğu nice güzel günlere… 🙂

Babayla Telefonda Konuşmak

Çağımızın en yaygın davranışlarından biri telefonla konuşmaktır. Hele ki teknoloji geliştikten beri cep telefonu kullanmaya yaşı iyice düşmüş durumda. Tabi gençler teknolojiye daha meraklı olduğu için kapsamlı cep telefonu kullanmayı tercih ederler. Her geçen gün yeni özellikleri çıkan cep telefonlarına hiç çekinmeden milyarlar verebilirler. Sürekli telefon ellerinde SMS paketleri, internet paketleri, bedava dakikalar derken hayatları da telefon olmuş durumda.

babayla-telefonda-konusmak-1

Telefon kullanmak her zaman keyifli olmuyor. Gençleri kendi aralarında konuşurken epey bir keyif alabilirler ama bu durum babaları olduğunda biraz değişebilir. Gençler, babalarının kendisini aramasını pek istemez. Onlarla konuşulan o az süre tam bir kabus olur. Genelde bu tarz konuşmalar kısa olur ve soru şeklindedir. Olur olmadık yerlerde ararlar ve sorular sorarlar. Konuşma süresi de en fazla 3 saniyedir. “3 saniyelik konuşma olur muymuş” demeyin. Bal gibi de oluyor. Mesela;

-Oğlum gözlüklerimi gördün mü?

+Salondaki çekmecede baba.

-Tamam kapa.

+!!!??

babayla-telefonda-konusmak-2

İşte bu ve bu tarz kısa konuşmalardan oluşan telefon konuşmalarına “Baba konuşması” denir. Bazen de size haber vermek ister ve bu neden dolayı arar. Bu konuşmalarda ortalama 1 saniye sürer;

-Gelirken ekmek al ..küt..

-Biz evde yokuz.. küt..

-Eve erken gel.. küt..

babayla-telefonda-konusmak-3

Öyle uzunca konuşmalara hiç gerek yok. Babalar telefonda derdini tek bir cümleyle anlatabilir. Tabi burum da bizleri biraz korkutabilir. Kimi zaman dediğini anlamadığımız için isteklerini yerine getiremeyebiliriz. O anlarda suçlu tabi ki biz oluruz.

babayla-telefonda-konusmak-4

Arkadaş ortamlarında takıldığımız zaman da baba araması diye bir şey vardır ki evlere şenlik. Tam uzun konuşacağı zaman tutar ve derdini bir türlü anlatamaz. Anlatamadığı için de biz anlayamayız ve sinir katsayımız yükseliverir. Baba aradığı cevabı alana kadar da o konuşma asla bitmez. Geçirdiğimiz vakit bize haram olur resmen.

Hep babalar aramaz elbette. Biz de işimiz düştüyse onu arama gereği hissederiz. Tam da yoğun olduğu zamana denk gelmişse telefonu şu şekilde açar; “Uzatma, ne istiyorsun çabuk söyle!” Bir kere bu cümleden sonra daha ne söyleyebiliriz? Adama söyleyeceği şeyi de unutturur vallahi.

babayla-telefonda-konusmak-5

Yani bu olayı genele vurursak baba ile çocuk arasındaki telefon konuşması genel olarak bir çıkara bağlıdır. Baba seni aradığında eve erken gelmeni, eve gelirken ekmek almanı, herhangi bir şeyinin nerede olduğunu söylemek için arar. Gençler de tabi ki parası bittiğinde..

Babaların Hayatımızdaki Yeri Ve Önemi

Hayat zorlu bir yokuş. Onu tırmanmak, karşımıza çıkan aksiliklerle başa çıkmak zorundayız. Tek başımıza ayakta durmayı öğrenmeli, zorluklara göğüs germeye hazır olmalıyız. Güçlü olanın güçsüzü ezdiği hayatta ne yapacağını, nerede duracağını bilmek çok önemli. Tek başımıza durmayı öğrenmek için önemli bir çabaya, bu sürede ne olursa olsun bizi yarı yolda bırakmayacağına inandığımız insanlar olmalı yanımızda. Kardeşlerimiz gibi, annemiz gibi, babamız gibi…

Muhteşem Babalar

babalar-gununun-yeri-ve-onemi-1

Babalarımız… Sırtımızı hiç korkmadan dayayabildiğimiz dağ, bizi yarı yolda bırakmayacağına inandığımız, her ne olursa olsun yanımızda olacak, herkes gitse de yaşadığımız sürece gitmeyeceğini söylediğinde “evet gitmeyecek” diye sözüne inandığımız yegane insan. Onun için kurulacak bütün cümleler onu anlatamamamıza neden olur.

babalar-gununun-yeri-ve-onemi-2

Özellikle kızları babalarına çok düşkün olurlar. Babaları onların kahramanı, en güvendiği insanlardır. Hayatlarına girecek olan erkeklerin babaları gibi olmasını, babaları kadar onları sevmesini, korumasını ve onlara güvenmeyi isterler. Böyle bir erkekle tanışınca da çok kararsız kalmadan evlenmeye bile karar verebilirler. Tabi bu süreçten sonra babanın, bu erkeğin kıza layık olup olmadığını araştırma süreci başlar ki, bu erkek için çok zorlu bir süreç olacaktır. Babaların kıskançlıkları da burada devreye girer ve kızlarını paylaşmayı istemedikleri için huysuzluk çıkarabilirler. Babaların tek derdi sizin mutluluğunuzdur. Aslında kıskançlıkları da, zorluk çıkarmaları da hep size olan sevgisinin büyüklüğünden kaynaklanır. Siz üzüldüğünüzde, belki de sizden daha çok üzülecektir, sizin derdiniz onun omuzlarına yüklenecektir. Kolay değil, kıyamadıkları çocuğunu üzgün görme ihtimali, kendisinden tamamen kopacağı korkusu.

babalarin-hayatimizdaki-yeri-ve-onemi-3

Ne yapıyorsa, ne istiyorsa bizim iyiliğimiz için yapan babalarımıza yaklaşan babalar gününde güzel bir hediye almak istemez misiniz? Onlara en güzel hediye sizin varlığınız, en özel hediye onun mutlu olacağını düşünerek aldığınız herhangi bir hediye. Babanızı mutlu edeceğiniz için mutlu olacağınız güne çok az kaldı.

En Son Baba Mı Duyar

Her ailenin belli başlı bir düzen ve kuralları vardır. Bu düzen ve kurallara da her aile bireyi ister istemez duyar. Mesela eğer akşam yemeğinde herkesin sofrada olması gerekiyorsa olur. Ortak bir aktivite yapılması gerekiyorsa yapılır. Bunlar ve bunlar gibi birçok örnek verebiliriz.

Klasik bir Türk ailesini ele alacak olursak anne, baba ve çocuk ya da çocuklar vardır. Bunlar arasındaki iletişim de aileye göre farklılık gösterebilir. Kardeşler arası muhabbet daha fazla olabilir, kardeşler anneleriyle ya da babalarıyla iyi bir sırdaş olabilir, sadece anne ya da babasıyla sırdaş olabilir, ikisiyle birden de olmayabilir. Ancak değişmeyen tek bir kurak vardır ki, bu kural her Türk ailesinde sabittir. Asla değişmez. Bir evde bir olayı ya da bir bilgiyi her zaman en son baba duyar! Babalardan çekindiklerinden dolayı mı, kendi yararına mı olduğundan dolayı mı bilinmez ama bu düzen böyle gelmiş böyle de gidiyor.

en-son-baba-mi-duyar-1

Olaya bir baba gözünden bakarsak oldukça sinir bozucu bir durum olduğunu kabul edebiliriz. Düşünsene, evin reisi sensin, aileye sen bakıyorsun, tüm gün işte çalışıyorsun ama sana bir şey denmiyor! Hiçbir konuda fikrine danışılmaz, yeri gelir en son değil hiç duyamaz! Bu durumda babalar da biraz öfkelenir tabi. Tamam kabul, biraz değil epey bir öfkelenir. Kendince de haklı sebepleri olduğunu söyleyebiliriz. Şu da unutulmamalıdır ki tamamen babaların genel yapısından kaynaklanan bir şeydir. Kendi otoritesi onu aile içinde bu konularda biraz dışlanmaya sürüklemiştir. Çoğu konuda izin yetkisinin onda olması ve annelere göre daha çabuk sinirlenmesi de en önemli faktörlerden biri. Hal böyle olunca da aile içindeki bir şey babaya en son söylenir ya da hiç söylenmez. Sonsuza kadar sır olarak kalır. Baştan söylemek istemedikleri şeyi sonradan babaya söylediklerinde de korktukları tepkiyi vermeyebilir babalar. Yani ev halkı boşu boşuna korkmuş oluyor.

en-son-baba-mi-duyar-3

Bir de diğer bireyler olan anne ve çocuk gözünden bakabiliriz. Yukarıda da dediğimiz gibi tamamen babanın otoritesiyle kaynaklı bir şey. Muhtemelen daha önceden birkaç defa babalarıyla bu konuda acı tecrübeleri olmuştur. Babaya önceden  söylenmiştir ancak babanın tepkisi karşısında korkmuş olabilirler. E bir daha da azar işitmemek ya da laf yememek için saklama gereği duyarlar. Onlar da kendilerince haklı olabilirler. Hatta bu konu o kadar bilinir ki En Son Babalar Duyar diye dizi vardı bir zamanlar, hepimiz hatırlarız.

en-son-baba-mi-duyar-2

Bu konuyu bir örnekle açıklayabiliriz. Eminiz ki bu tür durumlar sizin de sıklıkla başınıza gelmiştir. Babanıza bir olayı söylemekten çekinmişsinizdir ve bunu anne ya da kardeşinizle paylaşmışsınızdır. Babaya söylemek de en son anneye kalır tabi. O da ayrı bir muhabbet zaten. 4 kişilik bir aile düşünün. Anne, baba ve iki kardeş. Kardeşlerden biri lisede sınıfta kalıyor.. Haydaaa, nasıl olacak şimdi bu? Babaya nasıl söylenecek? İlk önce sakin bir şekilde anneye söylenir. Tabi annenin de en sakin zamanı beklenir. Anneden gerekli azar işitilir. Bunu kardeşiniz de duyar elbette. O da durumu bildiğinden babanıza söylememek için size sürekli şantajlar yapmaya başlar! Babanız öğrendiğinde ki tepkisi göz önüne getirildiğinde bu şantajları da her zaman kabul etmek zorunda olursunuz. Aradan haftalar geçer, çözüm yollarına başvurulur ama nafile.. En sonunda babaya söylenmeye karar verilir. Tabi asla ama alsa çocuk böyle bir şeyi söyleyemez. Görev yine annenindir;

en-son-baba-mi-duyar-4

-ııı şeyy bey, bizim oğlan sınıfta kalmış..

+Ne diyorsun hanım, hangisi!?

-Mehmet..

+Vay hergele vay! Mehmeeettt, çabuk gel lan buraya!!!!

Muhabbetin gerisini tahmin edebiliyorsunuz zaten. Evde kaçacak deliğiniz yoksa yandınız.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Babanın en son duyduğu birkaç örnek madde halinde sayacak olursak;

-Pahalı bir şey alındığında söylenmez.

-Kızının sevgilisi olduğunda söylenmez.

-Veli toplantısına giden annenin duydukları söylenmez.

-Devamsızlık sorunu olduğunda söylenmez.

-Babanın arabası kaçırılıp hasar verildiğinde söylenmez.

-Para ile ilgili her muhabbette söylenmez.

en-son-baba-mi-duyar-5

O kadar çok olay vardır ki say say bitmez. Bu durumlardan en az biri elbette sizin de başınıza gelmiştir. Aklımıza gelmeyen ve başınıza gelen bir olayı burada bizlerle paylaşıp, üzerine tartışabilirsiniz.